Makaleler

AKTİF YAŞLANMA ve KUŞAKLARARASI DAYANIŞMA

Avrupa Komisyonu, 19-21 Kasım 2012 tarihlerinde Brüksel’de “Aktif Yaşlanma ve Kuşaklararası Dayanışma İçin Öğrenme” ( One Step Up in later life: learning for active ageing and intergenerational solidarity) konulu bir konferans organize etmiştir. Tüm Avrupa genelinden ve  Dünya ülkelerinin bir kısmından  konuyla ilgili otorite, uzman, koordinatör, karar verici ve politika yapıcı kişilerden oluşan yaklaşık 200 katılımcının olduğu bu konferansta, ülkemizi temsilen tek kişi olarak ve aynı zamanda Derneğimiz adına yönetim kurulu üyemiz Sayın Veysel ALCAN’da yer almıştır. Oldukça etkileşimli ve verimli geçen konferans kapsamında, faklı konu başlıklarındaki sunumlar ve tartışmalar, iyi örneklerin yer aldığı sergiler ve sekiz ayrı konuda çalıştay gerçekleştirilmiştir. Veysel ALCAN’ın konferansın çıktıları ve  izlenimleri üzerine kaleme aldığı makaleyi sizlerle paylaşıyoruz….

 

                                                                                                                                                 

                                                   Eğitim 2023 Derneği MYK Üyesi Veysel ALCAN

 

AKTİF YAŞLANMA VE KUŞAKLAR  ARASI DAYANIŞMA ÜZERİNE NOTLAR

1. GİRİŞ

 

İlk olarak Dünya Sağlık Örgütü tarafından tartışılıp geliştirilen, daha sonra içeriği güçlendirilerek tüm dünyada kabul gören aktif yaşlanma kavramı, özellikle Avrupa Birliğinin 2012 yılını “Aktif Yaşlanma ve Kuşaklar arası Dayanışma yılı” olarak ilan etmesiyle ülkemizde de  tartışılmaya başlanmıştır. Dünya Sağlık Örgütü(DSÖ)’nün yaptığı bir sınıflandırmaya göre;

 

45-59 yaş arası orta yaş,

60-74 yaş arası yaşlılık,

75-89 yaş arası ileri yaşlılık,

90 ve üstü ise ihtiyarlık kategorisine alınmıştır.

 

Aktif yaşlanma ve kuşaklar arası dayanışma , yaşlı insanların bütün potansiyellerini, çalışma koşullarını, işte sağlık ve güvenliklerini, yaşlanan bir iş gücünün ihtiyaçlarına göre yaşam boyu öğrenme sistemlerine uyumlarını geliştirerek ve yeterli sosyal korunma sistemlerini sağlayarak kullanmalarına izin vermek için toplum ve işgücü piyasasında aktif katılımlarını desteklemektedir. Ayrıca  yaşlı insanların, sosyal ve kültürel  hayatta daha aktif rol almalarına yönelik bireysel, toplumsal, ulusal ve uluslar arası boyutlardaki faaliyetlerini de kapsamaktadır.  Aktif yaşlanma yarının yaşlı yetişkinlerine aşağıdaki fırsatları sağlayacaktır:

 

•işgücü içerisinde kalma ve tecrübelerini paylaşma

•Toplumda aktif rol oynamaya devam etme

•Mümkün olduğu kadar sağlıklı ve doyurucu bir yaşam sürme

 

Özetle,  bireylerin yaşlandıkça hayat kalitelerinin iyileştirilmesine yönelik yürütülecek faaliyetler bütünü olarak tanımlanabilir. Yaşlı insan sayısının giderek arttığı toplumlarda kuşaklar arasında birliği sağlamaya da anahtardır. Aktif yaşlanma sadece yaşlılar için değil toplumun diğer yaş grupları içinde önemlidir ve bir toplumun sahip olacağı sosyal gücün de önemli bir kısmını oluşturur. Yaşlı insanların topluma kazandırabilecekleri bir çok güçlü nokta vardır ve birkaçını isimlendirirsek: tecrübe zenginliği, düşünme ve karar alma da olgunluk, bir çok meslekte derin uzmanlık, ve bazen kültürel mirasın önemli bir bölümü olsa bile kaybolmak üzere olan alanlarda bir çok beceri ve bilginin genç kuşaklara aktarılmasıdır. 

 

2. Aktif Yaşlanma ve Kuşaklar Arası Dayanışma İçin Öğrenme

 

Artan yaşlı nüfus oranları karşısında yaşlı vatandaşların topluma daha iyi nasıl entegre edilebileceği ve demografik değişim sorununu nasıl bir fırsata dönüştürülebileceği soruları yoğun bir biçimde tartışılmaktadır Yaşlıların kendisini ifade edebileceği fırsatlar sunmak, topluma aktif olarak katılımlarını sağlamak ve  yaşlılarda öğrenimi desteklemek anahtar elementleridir. Öğrenimin ise yaşlı insanların ihtiyaç ve isteklerine göre  organize edilmiş ve özellikle kuşaklar arası dayanışmaya ortamlarını  muhteva edecek şekilde tasarlanması gerekmektedir.  Şimdi aktif yaşlanma ve kuşaklar arası dayanışma için faklı öğrenme modelleri üzerinde duracağız. 

 

2.1 Sağlıklı yaşamın geliştirilmesi ve sağlıklı yaşlanma için öğrenme

 

Dünyadaki demografik yapıdaki yaşlı nüfus değişimlerine baktığımızda, gelişmiş ülkelerdeki  65 yaş ve üzeri nüfus oranlarının gelişmekte olan, az gelişmiş veya fakir ülkelere nazaran çok yüksek olduğu görülür (1) Elbette ki sağlıklı yaşamın veya daha kaliteli ve daha uzun bir yaşam için yapılan sağlık harcamalarının, doğrudan hükümet politikalarına  ve o ülkenin ekonomik gücüne bağlı olduğu gerçeği göz ardı edilemez. Ayrıca bu oranları etkileyen ve bu oranlardan etkilenen eğitim, sağlık, ekonomi, çevre, sosyal yaşam, sosyal güvence ve diğer pek çok sektörel değişkenler mevcuttur. Bunların her biri ayrı bir araştırma konusu olup, bizim üzerinde duracağımız konu,  insanların sağlıklı ve kaliteli bir yaşam için nasıl bilinçlendirilmesi ve bu konuda yapılacak  öğrenme süreçlerine  dahil edilmesidir.  Sağlık koşulları ile öğrenme becerileri  arasındaki ilişkileri konu alan bir çok araştırma yürütülmüştür.(2,3,4)  Adeta “sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” atasözümüzü tamamen destekler şekilde sonuçlara ulaşılmıştır.  

 

Yaşlı insanlara sağlıklı yaşam hakkında verilen eğitim, resmi olmayan(non-formal) ve yaygın(in-formal) olma eğilimindedir.  Sağlıklı davranışlar kazanmayı teşvik edici programların öğrenilmesi ile ,  yaşlı insanların daha sağlıklı yaşam için alkol, sigara gibi kötü alışkanlıklarını terk etmeye ve sağlıklı beslenme, spor ve egzersizlere devam etme, yürüyüş  gibi daha fazla fiziksel  faaliyetlerde bulunma, daha sağlıklı  çalışma koşullarının oluşturulması, düzenli sağlık taramalarının yapılması gibi faaliyetleri teşvik etmeye yönelik olması beklenir. Sağlıklı yaşama, tüm dünyada genel yaygın (non-formal)  yetişkin eğitim programlarında yaygın bir konudur. Temel sağlık bilgilerinin öğrenilmesi, bir bireyin sağlık bakımına ait bilgileri, okuma, anlama ve bu bilgileri kullanmasına ait sahip olduğu bireysel yeterliklere dayanır. 

 

Tedavi ile ilgili( terapatik) eğitim programları ise yüksek tansiyon, diyabet, felç, kalp hastalıkları, akciğer hastalıkları gibi kronik sağlık koşullarına sahip hastalar için öğrenmeyi amaçlayan geniş kapsamlı programlardır. Bu daha çok, sağlık sektöründeki uzmanların ve doktorların hastalar için hatalıklarını anlamaları, tedavi planlarını bilmeleri, bu hastalıkla mücadelede hastanın da rol almasına yönelik eğitimleri kapsar. Ayrıca, bu konuda daha çok televizyon, radyo, broşür, internet gibi görsel medyada, farkındalığı artırıcı faaliyetlerde yürütülmektedir.

 

2.2 Sosyal ve kültürel hayatta gönüllülük ve aktif katılım için ileriki yaşlarda öğrenme

 

Aktif vatandaşlık, demokrasi ve uyumun güçlendirilmesindeki anahtar unsurlardan biri ve bireylerin ve toplumların refah seviyesini artıran potansiyel olarak tanımlanabilir(5). Aktif vatandaşlık, derneklerde, vakıflarda, organizasyonlarda ve kurumsal ağlardaki gönüllü çalışmaları, toplumsal faaliyetlerin organizasyonunu, seçimlerde oy kullanmayı, siyasi partilerde rol almayı, kamuoyu tartışmalarında rol almayı ( toplantılara veya protestolara katılma, yazılı basın ve  internet aracılığı ile kamuoyu oluşturma, forumlar, blog ve diğer sosyal paylaşım araçlarını kullanma.. vs) içermektedir (6).

 

Ayrıca, yaşlı insanlar için gönüllülük, yeni şeyleri öğrenme ve toplumumuzu biçimlendirme fırsatlarının yolu olarak bilinmektedir. Aynı zamanda, gönüllülük faaliyetleri yaşlı ve genç nesil birlikte çalışıp birbirlerini desteklediklerinde nesiller arasındaki anlayışı da iyileştirebilir. Bireysel seviyede vatandaşların, sosyal beceri elde etme, faydalı bir rol oynama ve topluma bağlanma/tekrar bağlanma yolu olabilir. Toplum seviyesinde, özellikle toplumdaki dezavantajlı gruplar için, bireyleri güçlendirme aracı olabilir.

 

Yaşlıların gönüllü faaliyetler aracılığıyla topluma sağlayabileceği katkıların alanı çok geniştir. Gönüllülüğün kendisi, yaşlıları aktif ve katılımcı kılmakta geçerli bir değerdir. Genellikle gelişmiş ülkelerdeki araştırmalar, yaşlıların dışlanmaya dayanıksız olduğunu gösterdiğinden, bu önemli bir gözlemdir. Bu durum, özellikle çalışma piyasasını terk etmiş ve aile bağları zayıf olan yaşlılarda daha çok görülür. Gönüllüğün yaşlı insanlara sağladığı diğer faydaları ise şu şekilde özetleyebiliriz;

 

•Gönüllülük, kişinin mesleki ve sosyal becerilerini geliştirerek istihdam edilebilirliğini de teşvik edebilir. 

•Gönüllü eylem bireysel düzeyde, insanların kişisel tecrit ve değersizlik duygularını aşmalarına yardımcı olabilir. Gönüllüler diğer insanlarla yüz yüze ilişkiye geçerler ya da ait olma ve katkıda bulunma duygularını güçlendirmeye yardım eden koşullarda daha çok bulunurlar

•Gönüllülük, kişinin mesleki ve sosyal becerilerini geliştirerek istihdam edilebilirliğini de teşvik edebilir. İnsanların gönüllülük aracılığıyla oluşturduğu toplumsal ağlardan yeni ilişkiler doğar ve bunlar yararlı referanslar edinmeyi, hatta bizzat iş bulmayı sağlayabilir.

•Bazı grupların ya da tüm bir nüfusun dışlanmadan dolayı zarar gördüğü topluluklar düzeyinde, gönüllülük gelişmiş bir aidiyet duygusu yaratır ve topluluk refahını teşvik eder, bu da esnekliğin oluşmasına yardımcı olur.

 

2.3 Refah içinde ve sosyal hayata dahil olmak için ileriki yaşlarda öğrenme

 

Dünya Bankası  sosyal içermeyi,“Yoksulluk riskiyle ve toplumsal dışlanmayla karşı karşıya olanların, ekonomik, toplumsal ve kültürel yaşama bütünüyle katılmaları ve içinde yaşadıkları toplumda normal kabul edilen yaşam ve refah standartlarından yararlanmaları için gereken fırsat ve kaynakları kazanmalarını sağlayan süreç” olarak tanımlar.

 

Yaşlı insanlar, işi bıraktıkları anda sosyal  olarak dışlanmaya giden büyük riskleri alırlar(7). Sosyal faaliyetler için çok daha fazla zamanlarının olmasına rağmen fiziksel güçleri daha az olur. İnsanların yaşlanıyor iken, daha fazla sosyal dışlanmaya neden olabilecek faktörler şunlardır:

 

•Bu durum, yalnız yaşayanlar(çoğunlukla kadınlar), yakın aile fertleri olmayanlar, hareketlilik ve dil olarak izole edilmiş olanlar, düşük gelire sahip olanlar, daha erken yaşlarda  ne aktif vatandaşlık konusunda ne de hobi yada ilgi alanlarında rol almamış bazı yaşlı insanlar için daha fazla görülmektedir. 

 

•Bazı eğilimlerde bu artıyor olabilir. Bir çok yaşlı insanlar için emekli maaşı miktarı diğer gelirler ile birlikte çok düşük seviyededir. (kazançları veya sosyal yardım ödenekleri gibi). Bir çok yaşlı insan için, taşınma ve ailelerin dağılması onları ve onların yakın ilişkileri/akrabaları arasında daha fazla mesafe koyar.

 

•Yaşlı insanlar, onları iletişim kurmak ve iletişim halinde tutacak gelişen yeni yeni teknolojinin gerisinde kalabilirler. 

 

•Uzun yaşamak, yaşlı insanların fiziksel olarak bağımlı olmaları riskini artırır. Ayrıca yaşlı insanların fiziksel ve ruhsal sağlığında maddi riskler oluşturur. Bu durum, onların şahsiyet haklarında zorluklar oluşturur(8).

 

Yaşlı insanların sosyal hayata dahil olmaları ve huzurlu olmalarını  artırmak için öğrenme, genel olarak resmi olmayan (non-formal) ve yaygın(in-formal) eğitime dayalıdır. Bu öğrenme, eğitim kurumlarından daha çok, yaşlı insanlar ile çalışanlar arasında, halk hizmetleri, belediye hizmetleri toplum kuruluşları ve gönüllüler tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu eğitimin, yaşlı insanların sosyal ağlarını artırmayı, bina ve ev dışındaki ilgileri/hobileri artırmayı, güven ve özgüvenlerini artırmayı, yaşamlarını idame ettirecek yeteneklerini geliştirmeyi, para, sosyal ve bilgi kaynaklarına erişimi artırmayı amaçlamaktadır. Birçok öğrenme faaliyeti, yaşlılar için kurulmuş merkezlerde veya yerel yönetim birimlerinde gerçekleştirilir. 

 

Bazı öğrenme faaliyetleri, açıkça bir veya birden fazla amaca odaklanabilir. Örneğin, yaşlı insanların, gelirlerini yönetme anlayışı , huzur hakları ve bilgi iletişim teknoloji becerilerini artırmaya yönelik eğitim modeli beraber oluşturulabilir. Bu eğitimler , yaşlı insanların kendi öğrenme ihtiyaçlarını fark etmeleri öncülüğünde gerçekleşir. Bazı eğitimler, nispeten yaygın eğitim şeklindedir ve bazıları, özellikle erişim zorluklarına sahip ve özel desteğe ihtiyaç duyan dışlanmış grupları hedeflemektedir. Diğer öğrenme faaliyetleri ise yaşlı insanların, sosyal becerilerine oluşturma, ev/bina dışı ilgilerine ve öğrenmede rol almalarına odaklanır.  

 

2.4 Yaşlı insanların hayatlarındaki geçişler için öğrenme

 

Çoğunlukla yaşlı insanları etkileyen dört büyük hayat geçişleri mevcuttur. Bunlar; İş hayatından emekliliğe geçiş, bağımsız iken bağımlılığa geçiş,  bir eş ile yaşıyor iken yalnızlığa geçiş ve çocukların bakımından yaşlı bağımlı kişi bakımına geçiş. Herkes için hayat geçişleri, geçmişe göre daha sık olmaya başlıyor ve daha az öngörülüyor. Bu, evlilik, boşanma ve çocuk sahibi olmada farklı tercihlerde bulunan insanlarla yapılan aile anlaşmalarındaki değişikliklerden istihdamdaki ”yaşam için kariyer” anlayışının düşmesi ve “ portföy kariyer” anlayışını yükselmesini içeren değişikliklere kadar birçok alanı içermektedir.  

 

İşten ayrılma ve emekliliğe giriş büyük bir yaşam geçişi olmasına  rağmen, İnsanları buna hazırlamaya yönelik yeterli eğitim çok az sayıda gerçekleştirilmektedir. Emeklilik öncesi kurslar, özellikle büyük ölçekli firmalarda bazı işverenler, kamu sektörü ve daha nadiren de olsa yetişkin eğitim programları tarafından verilmektedir. Emekliliğe hazırlanmaya yönelik uyum, değişik biçimlerde olur. Bu konuda bazı iş verenler, çalışanlarına daha uzun işte kalmalarına izin verirler yada yaşlı çalışanların yapabilecekleri iş biçimini belirleyip, uzaktan çalışma, çalışma saatlerini azaltma gibi esnek çalışmalarını sağlarlar. 

 

Bağımsız olmaktan çıkıp git gide fiziksel kısıtlı işlevlere ve en nihayet bağımlı olmaya geçişlerde, kişilere yardımcı olmak amacıyla verilen eğitimler vardır. Bu tür eğitimler ,yaşlı insanların, bağımsız hayatlarını idame ettirmeleri için gerekli  olan beceriler ile donatılmasına odaklanmıştır. Örneğin;

 

•Bilgi ve iletişim teknolojisi insanların, teknolojiyi işleri veya hobileri için kullanmasını, aile ve arkadaşları ile iletişimin sağlanmasını, ürün ve hizmetlere online erişimini mümkün kılmaktadır. 

 

•Bilgi ve iletişim teknolojisi eğitimi, hastaların kendi sağlık koşullarını izlemelerine, uygun bir şekilde veri girmelerine, onların sağlık ve bakımını sağlayanlar ile etkili bir şekilde iletişimi kurmalarını mümkün kılan uygun teknolojileri ve mobil-sağlık (tele-care) cihazlarını kullanmaya olanak sağlar. 

 

•Finansal bilgiler eğitimi, yeni yöntemlerle para yönetimi ve yeni finansal kararlarla başa çıkmada zorlanan ve sıklıkla zayıf sayısal/aritmetik becerilere sahip yaşlı insanlara yöneliktir.

 

•Sağlıklı yaşam eğitimi, yaşlı insanların bağımlı yaşamaya başlamasını ertelemeyi ve zayıf fiziksel yeterliliklerinin  yönetilmesine uyum sağlamayı mümkün kılar. 

 

•Bakım becerileri eğitimi, yaşlı insanların öz bakımları ile başa çıkmalarına yardımcı olur. 

 

•Terapatik hasta eğitimi , yaşamlarını hastalıkla mücadelede nasıl organize edecekleri, ilaçlarını nasıl alacakları, tıbbi teknolojileri nasıl kullanacakları, sağlık yardımı aldıkları uzmanlar ile nasıl görüşecekleri ve  bağımsız şekilde daha uzun yıllar yaşayabilmek için hayat biçimlerinde neleri değiştireceklerini anlamalarına ihtiyaç duyacak kronik bir sağlık koşulu olan kişilere yöneliktir.

 

2.5 Öğrenme için gereksinimler ve motivasyon 

 

Bütün yaşlı insanlar aynı değildir. Oysa genel yaklaşım, yaşlı öğrencileri homojen bir grup ve ortak motivasyona sahip olarak kabul eder. Her yaştan öğrencilerde olduğu gibi, yaşlı öğrenciler de farklı faktörler tarafından öğrenme sürecine dahil edilirler. Bu faktörlerin yaş ile ilgili olması gerekmez(9).

 

50 yaş üzeri pek çok insan hala çalışma hayatının içerisindeler. Çalışma hayatındaki tüm yaş gruplarındaki insanların büyük bir çoğunluğu, ,işleri ile ilişkili sebeplerden dolayı öğrenme sürecine dahil olacak motivasyona sahiptirler(10). Benzer şekilde,  istihdam edilmiş yaşlı insanlar, temel motivasyon olarak iş ile ilişkili sebepleri listelerler(11). Yaşlı öğreniciler, iş ile ilişkili öğrenmenin, onların mevcut mesleklerindeki performansına yönelik becerileri geliştirebileceğine veya bunun mesleklerini daha ilginç ve daha haz alıcı yapacağını hissederler. Ayrıca, ileriki yaşlarda öğrenme için maddi kazançlarda mevcuttur. Bu yolla, daha iyi maaşlı iş veya ikramiyelere  kavuşabilirler. 

 

Boş zamanı değerlendirme ve keyif alma, yaşlı insanların bir eğitim sürecine dahil olmaları için en güçlü nedenlerden biridir. Bu motivasyonun sağladığı öğrenme, yaşlı insanların hobi olarak kabul ettiği bir konu üzerine yada öğrenmenin bizzat kendisini bir hobi olarak görüp ilgilendikleri bir konu üzerinde daha fazla bilgi edinmelerine dayanmaktadır.

 

Öğrenmenin sosyal yönü, yaşlı insanların dahil oldukları eğitim faaliyetlerine devam etmelerindeki temel motivasyon unsurlardan bir diğeridir. Her türden öğrenme faaliyeti içerisindeki yaşlı insanlar, yeni insanlarla tanıştıklarını, yeni arkadaşlıklar edindiklerini veya eski arkadaşlarını gördüklerini ifade etmektedirler( 12). Bu durum, onları bir faaliyete katılmaları veya bu faaliyete geri dönmeleri için teşvik eden  şeydir. 

 

Yaşamdaki değişiklikler ve geçiş noktaları (kırılma noktaları), bazı yaşlı öğrenicilerin yetişkin eğitimi almalarını tetiklediği görülmektedir(13). Bu tür değişiklikler, emekliliğe giriş, bakım sorumluluklarının sonlanması veya eşini kaybetmesi gibi durumları içerebilir. Tabi bu değişikler, aynı şekilde her bir bireyi etkilemez. Örneğin, emekliliğe giriş, bazı insanları yetişkin eğitim okullarına gitmesini cesaretlendirirken, diğerleri için, işten ayrılmanın artık herhangi bir eğitim yada öğretime giriş için hiçbir fırsatlarının kalmadığı anlamındadır (9).

 

Geçmişteki olumsuz öğrenim deneyimleri ise bazı yaşlı insanların, öğrenmek için olumsuz motivasyona sahip olduklarına dair ana sebeplerden biridir(14). Bu kişiler, genellikle okulda olumsuz deneyimlere sahip olmuş, öğrenmeye karşı  bu olumsuz duyguları devam eden kişilerdir. 

 

Genellikle öğrenimde ne verileceğine, yaşlı insanların ilgi duyabilecekleri şeyler hakkında görüşleri olan destekleyici fonlar yada eğitim kurumları tarafından karar verilir. Bu konularda dünyanın bir çok yerinde sayısız araştırmalar yapılıp sayısız anketler uygulanmıştır.  Çoğu bulgular, yetişkin eğitiminde  yaşlı insanların öğrenme ihtiyaçları için arz talep uyuşmazlığının olduğunu işaret etmektedir (15).

 

Ayrıca, yaşlı çalışanlar için mevcut iş(mesleki) eğitimin sağlanmasında bir uyuşmazlık gözlenmektedir. İşverenler, yaşlı çalışanlarına yönelik eğitim yatırımlarında genç çalışanlara oranla çok daha isteksizlerdir. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin, büyük firmalardan daha az oranda yaşlı çalışanlarının eğitimini desteklediklerine dair göstergeler vardır(16).

 

Bunlara ilaveten, geçişler için öğrenmede yetersiz  koşullardan bahsedilebilir. Ön-emeklilik eğitimi, finansal planlama, yaşlanmanın sağlığa etkileriyle mücadele etme, son kariyer şansları gibi konular , çok sık desteklenmemektedir. Bu konuların desteklendiği yerlerde ise sistematik uygulamalar mevcut değildir. 

 

2.6 Kuşaklar arası dayanışmayı ve toplumsal bütünlüğün sağlanmasını güçlendirmek için sınıf/okul  dışında kuşaklar arası öğrenme

 

Tarihsel olarak, kuşaklar arası öğrenme, aile içinde yer aldı. Sadece ebeveyn ve çocukları değil aynı zamanda genç insanlar ile ailenin yaşlıları arasında veya yaşlı akrabalar arasındaydı. Fakat, kuşaklar arasındaki etkileşim daha sınırlı olmaya başladı. Bunun başlıca sebepleri şunlardır;

 

•Aile yapısındaki değişimler: Geniş aile oranlarındaki düşmelerdir. Bunun anlamı, birden fazla kuşağı barındıran hanelerin azalmasıdır. 

 

•İş amaçlı göçlerdeki artış: Ailelerin, evi olan bir toplumdan/şehirden/ülkesinden  kendi ülkelerindeki veya yurtdışındaki başka bir yere taşınmalarını ifade eder(17). Bu, torunların büyük baba ve büyük annelerinden kopmalarına neden olmaktadır. 

 

•Ayrı yaşlara ait  faaliyetlerdeki artışlar: Bu, yaşlı insanları dahil etmeyen sadece gençlere yönelik  gençlik kulüpleri, spor, dans kulüpleri veya gençleri dahil etmeyen yaşlı faaliyet merkezlerini ifade etmektedir(18).

 

•Sosyal etkileşim için internet ve online teknolojilerin kullanımının artması: Teknolojik gelişmelerin bir sonucu olarak, daha geleneksel olan yüz yüze etkileşimin yerine e-ticaret, e-alışveriş ,e-hizmet gibi sosyal ağların kullanılmasındaki artışlardır(19).

 

Kuşaklar arası iletişim ve işbirliğinin çok sınırlı olması bir yana, basmakalıp yaş ayrımcılıkları da çok yaygınlaşmaya başlamıştır. Tipik bir yaşlı insanın, ruh ve beden sağlığının azaldığına, mali ve sosyal külfetlerinin olduğuna, sosyal ve kamu yaşamından geri çekildiğine inanılır. Tipik bir genç insanın sunumunda ise asi ve beceriksiz olduğuna, yada zayıf savunmasız olduğuna ve korunmaya ihtiyaç duyduğuna inanılır(20). Bu klişeler, kuşaklar arası çıkar çatışması algısını beslemektedir. Yaşlı insanlar, genç insanlar tarafından kullanılan teknolojik gelişmeler tarafından dışlanmış olmayı  hissedebilir iken, genç insanlar ise yaşlı insanların sağlık ödemelerini ve düzenlemelere ait külfetleri kendilerinin omuzlayacaklarını hissedebilirler(21). Bu tür bakış açıları, kuşaklar arasında güvensizliği körüklemektedir. 

 

Bu olumsuzluklara rağmen,  her iki kuşak arasında işbirliği ve iletişimin çok iyi olduğu durumlarda vardır. Sınıf dışında kuşaklar arası öğrenmenin amacı, genç ve yaşlı insanları toplum merkezli faaliyetlerde işbirliği yapmak için bir araya getirmektir. Toplumsal bütünlüğün ve dayanışmanın sağlanması için, farklı kuşakların sıklıkla bir araya geldiği ortamlar, genel gönüllülük esasına dayanan faaliyetler, ibadethaneler, spor kulüpleri, hobi alanları, müze, galeri, sinema ,tiyatro ve toplum merkezleri gibi alanları kapsayan kamusal alanlardır. Farklı şekillerdeki sınıf dışı kuşaklar arası faaliyetler şunlardır;

•Yaşlı ve genç insanları ortak hedeflere yönelik çalışmalar için bir araya getirmek ve toplumsal sorunların çözümünde işbirliği tesis etmek: Örneğin, terk edilmiş endüstriyel alan ve binalarda çevresel düzeltme ve iyileştirmelerde bulunma,  meydan, park ve bahçe gibi kamu alanlarının yönetimi, yerel veya ulusal sorunlarda tartışmayı kolaylaştırma ve kültürel alanları daha iyi kullanma …,vb.

•Yaşlı insanların bilgi ve becerilerini  genç insanlarla paylaşmasını sağlamak:  Örneğin, yaşlı insanların, zanaat ve el sanatları becerilerinin genç insanlara geçmesi,  istihdamı destekleyici faaliyetler...,vb.

•Yaşlı insanların engelli genç insanları destekleyeceği çok kuşaklı toplum merkezlerini oluşturmak :  Bu tip merkezler, engelli gençlerin, yaşlı insanlarla etkileşim kurarak,  pozitif rol model ve rehber olarak yararlanmalarına olanak sağlayacaktır.

•Paylaşılan toplumsal alanlarda kuşakları bir araya getirerek karşılıklı tecrübe ve bilgi alışverişlerini kolaylaştırmak: Bu alanlar, toplum merkezleri, kütüphaneleri içerdiği gibi sanal alemde de forumları , web sayfalarını içerebilir.  

 

2.7 Eğitim ve öğretim ortamlarında kuşaklar arası öğrenme

 

Kuşaklar arası öğrenme, farklı kuşaklardan bireylerin, gerek bir birinden öğrenmeyi gerekse beraber  öğrenmeyi içerir. Öğrenme, bilgi, beceri ve değerlerin kazanımı ve iletişimidir. Eğitim ortamları, nesiler boyunca öğrenmeyi kolaylaştıran değişimleri kapsayan  bir alanı destekler.  Eğitim ve öğretim ortamlarındaki kuşaklar arası öğrenme , yaşlı insanlar için caziptir.  Kuşaklararası öğrenme ortamları, dünyada nispeten daha yaygındır.  Bununla birlikte, bu ortamlara eğitim kurumlarının katılması çok yaygın değildir. Bu, geleneksel sınıf temelli öğrenmeyi tamamlayıcı unsur olarak kullanılma eğilimindedir. Tüm eğitim seviyelerindeki kuşaklar arası öğrenmeye dahil olan yaşlı insanların ve genç insanların her ikisi tarafından deneyim, beceri ve bilgileri paylaşımı anlamında danışman  ve gönüllüleri  içermektedir.  

 

Yaşlı gönüllülerde düzenli destek alan ilkokul öğrencilerine ait sayısız örnekler vardır.  Özellikle yaşlı insanlar tarafından gerçekleştirilen hikaye anlatıcılığı, çocukların okumaları için ilham almalarına yardımcı olmuştur ve gerek kendi akranlarına gerekse yetişkinlere yada öğretmenlerine sunum yaptıklarında okuma alışkanlıklarındaki ilerlemeler olduğuna dair kaliteli kanıtlar vardır. Bu durumda onların özgüvenlerinin gelişmesini desteklemektedir. Yine, genç insanların, yaşlı insanlardan onların ilk el hayat deneyimlerine ait hikayeleri konuştuktan ve dinledikten sonra bilim ve gelişmeler hakkındaki bilgi edinimlerinin daha anlaşılır olduğunu gösteren sayısız örnekler vardır. Ayrıca, bağımsız ve  “bilge insan” olarak kabul edilen yaşlı insanlar tarafından genç insanların danışmanlıkları yapıldığında, davranışlarda olumlu ilerlediğini gösteren kaliteli kanıtlar vardır (22).

 

Yaşlı insanlar için, kuşaklar arası öğrenme, genellikle onların becerileri geliştirmek ve topluma faydalı olma duygularını tatmin etmektir.  Bu yüzden, hala istihdam edilebilirliklerini geliştirmek için çalışıyorlar. Yaşlı insanların genç kuşaklardan özellikle yeni beceriler (özellikle bilgi ve iletişim teknolojisi) kazandıkları bundan dolayı da gençlerle devamlı irtibat halinde olmak istediklerini gösteren bir çok çalışma yapılmıştır (23).

 

Kısaca, her iki grup için, diğer kuşakların anlaşılması ve toplumsal bağların geliştirilmesi temel dayanaktır. Birçok proje raporu, gençlerden öğrenmenin sonucu olarak sosyal temasları artan yaşlı insanlar ile yaşlılardan öğrenmenin sonucu olarak daha iyi bir anlayışa sahip olan genç insanların oluşturduğu kuşaklar içi veya kuşaklar arası öğrenme, toplumsal bağları, algılamaları ve anlayışları geliştirdiğini sunmaktadır. 

 

2.8 İşyerinde/işletmelerde kuşaklar arası öğrenme (deneyim ve yorumlamaya dayalı öğrenim)

 

Aile içinde ve sosyal hayatta kuşaklar arası öğrenme azalma eğiliminde iken, bunun aksine, işyerlerinde ve işletmelerde bu öğrenme artmaktadır. İşyerleri, yaşlı ve genç bireyler arasında resmi olmayan ve yaygın eğitim için en önemli yerlerden biridir. Bu işyerinde bu eğitim, çoğunlukla önceden organize edilmez ve bu tür öğrenmelerin, sistemli ve iyi bir yapılandırma olmadan gelişigüzel olarak organize edildiğini varsayılır. İşyerinde kuşaklar arası öğrenme, genellikle iş gücünün beceri eksikliklerini gidermek ve verimliliği artırmak için işverenler tarafından desteklenmektedir. Yaşlı insanları bu öğrenme ortamlarına dahil eden temel unsur, kendi bilgi ve becerilerinin çalışma arkadaşlarına aktarılması için hissettikleri fedakarlık duygusu veya bunun çalışma ortamlarındaki çalışanlar arasında sosyal etkileşim için bir metot olmasıdır. 

 

Bazı işyerlerinde ise kuşaklar arası öğrenmede, genç ve yaşlı çalışanlar arasında olumsuz davranışları artırıcı gerginlikler olabilir. Bazı yaşlı çalışanların, genç çalışanların kendilerine karşı saygıda kusur ettiklerini bildirmesi veya becerilerini paylaştığında işyerindeki değerinin azalacağı korkusu yani bir alanda artık tek uzmanın kendisi olmayacağı korkusu gibi unsurlar örnek olarak verilebilir (24). Diğer yandan, bu öğrenme sürecine nasıl dahil olacaklarını bilmiyorlar veya herkesin bir şekilde kendi hatalarından ders çıkarmaları gerektiğine dolayısıyla kuşaklar arası öğrenmenin gereksiz olduğunu düşünüyorlar(25).

 

İşyerlerinde kuşaklar arası öğrenme ve eğitimin çeşitli biçimlerde organize edilebilir. Ustalık ve çıraklık ilişkileri, hiç şüphesiz kuşaklar arası öğrenmedeki en yaygın biçimdir. Usta/uzman kişilerin genç kişilere rehberlik etmesi ve bu rehberlik yoluyla becerilerin ve kurum kültürünün genç insanlara aktarılmasına dayanır.  Bu,  resmi olarak organize edildiği gibi, yeni kişiler işe başladığında rastgele ve gayri resmi olarak ta organize edilebilir(26) Çok farklı yaş gruplarından oluşturulmuş iş takımları, işyerlerinde kuşaklar arası öğrenme için bir örnektir.  Bazı işletmeler, yeni işe giren çalışanlarını, deneyimli yaşlı insanların takımlarına dahil ederek yeterliklerini oluşturma ve ihtiyaç duydukları görevlere ait becerileri kazanmada bu metodu kullanır(24).

 

Pek çok şirket, kuşaklar arası öğrenmenin bir yolu olarak “kolektif bilgi” anlayışını oluşturmak ve artırmak amacıyla bilgi yönetim sistemlerini ve bilgi sistemleri stratejilerini, çalışan personellerin anlayış ve deneyimlerinin tüm şirket geneline paylaşılması, dağılması ve kullanılmasına imkan verecek biçimde uyarlamışlardır. İşyerlerinde bilgi transferi faaliyetlerine dayalı bu uygulamalar örnek olarak şunları verebiliriz;

 

•Sanal öğrenme ortamları: İntranet, forumlar veya wiki siteleri gibi elektronik ortamlardır.

•Aksiyonla öğrenme: Bu öğrenme dört evreden oluşmaktadır. Bunlar, şirket tanısı ve bağlılığın elde edilmesi, şirketler arası eğitim faaliyetlerinin organize edilmesi ve gerçekleştirilmesi, şirket içi müdahaleler, ve çıktılar üzerine geri bildirimlerdir.

•Kuşaklar arası işbirliği ve öğrenme: iki kuşağın( biri iş piyasasına yeni girmiş ve diğeri iş piyasasında çalışan) iletişimine dayanır. 

•Eylem sonrası yorum: Bir iş takımına, onların var olan performanslarını artırmak için gerçek zamanlı öğrenmedir. Yapılan bir işin o an kritiğin yapılması ve tartışılmasına dayanır.

•Otomatik-karşılaşma: Genç bir çalışanın, gün be gün yaşlı bir çalışanın faaliyetlerini ses veya görüntü olarak kaydetmesidir. Onların ne yaptığı veya niçin yaptığına dair sorulardan elde edilen işlemlere dayanır. Yada bunun tam tersi durumdur. Yani yaşlı çalışanların genç çalışanları kaydetmesi. 

 

Yaşa bağlı deneyimler arası geçiş, tematik çalışma grupları, eylem planları, proje çalışmaları, web sayfalar, kişisel gelişim süreçleri, uygulama toplulukları, görüşmeler, iş yerinde rotasyon, meslektaş yardımlaşması, hikaye söyleyiciler, paneller, web seminerleri, iş stajları, tartışma grupları, koçluk ve mesleki paylaşımlar gibi kuşaklar arası bilgi transferinde kullanılan diğer  araçlarda vardır. 

 

3. SONUÇ ve ÖNERİLER

 

Yaşlı vatandaşların topluma daha iyi nasıl entegre edilebileceği ve demografik değişim sorununu nasıl bir fırsata dönüştürülebileceği soruları günümüz dünyasında yoğun bir biçimde tartışılmaktadır. Belirlenen yeni hedefler,  yaşlı vatandaşlara ilişkin düşkün ve bakıma muhtaç halden kurtularak bunu aktif, topluma katkıda bulunan kişiler haline dönüştürmektir. Bunun için yaşlıların, hayatlarını bağımsız olarak idame ettirmelerini ve toplumdan faydalandıkları kadar topluma faydalı olmalarını sağlamaktır. Bu ilkeler özellikle yaşlı vatandaşların ekonomik ve sivil toplumdaki potansiyellerini kullanmaya odaklanmış ulusal politikalar aracılığı ile gerçekleştirilmektedir. 

 

Yaşlı insanların ekonomik hayata dahil edilmeleri için yaşlı insanlarımızın şirketlerdeki çalışma alanlarına entegre edecek ve onların bilgilerinden fayda sağlayacak programlar ve uygulamalar geliştirilebilir. İşletmelerle ile işbirliği içinde; çalışma ortamlarının nasıl yaşlı insanlara uygun hale getirilebileceği ve onların bilgi ve deneyimlerinden nasıl yararlanabileceği üzerine fikirler geliştirilebilir. Yaşlı insanların mevcut potansiyellerini sivil topluma dahil etmek ise ayrı bir faaliyet alanıdır. .

 

Sivil toplum kuruluşları öğrenme boyutlarını kuvvetlendirmek için bir çok fırsata sahiptir. Bunlar, fırsat olarak işbirliği programlarını (kültür, eğitim, toplum, ve diğer alanlarda ) ve diğer kurumların uyguladığı işbirliği faaliyetleri ve projelerin sonuçlarına ulaşma ve faydalanma konusunda sahip olabilecekler fırsatlardır.  Yaşlıların kendisini ifade edebileceği fırsatlar sunmak ve topluma aktif olarak katılımlarını sağlamak yaşlılarda öğrenimi desteklemenin anahtar elementleridir. Kültürel etkinlikler, kurslar ve faaliyetleri yaşlılar ile ve yaşlılar için hazırlamak kültürel kurumların öğrenme boyutlarını kuvvetlendirebilir. Yaşlılar arasında gönüllüğü desteklemek ve kuşaklar arası öğrenme ortamlarını hem yaşlılar hem de gençler için oluşturmak yaşlılara yönelik daha kapsayıcı olmayı sağlayabilir.

 

Tüm diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de artık yaşlılık algısının ve yaşlılık politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir. Yaşlanmaya bakış açısı, yaşlı  bakım sağlamanın ötesinde, toplumla bütünleşme, kaybolan statü ve rollerin yeniden kazanımı, işlevlerin artırılması, boş zamanların etkili değerlendirilmesi gibi konuların tartışılmasını içermektedir. Özellikle ülkemizdeki yaşlı insan algısında bunu tam tersi eğilimler vardır. Çalışan bir yaşlı insan için “ kefenin cebi” vurgusu veya sosyal hayatın içinde aktif bir yaşlı için “ git evinde otur ne işin var bu yaşta “ kısıtlamaları veya öğrenme sürecine dahil olmuş bir yaşlı insan için “ yaş yetmiş iş bitmiş” uyarıları ne yazık ki toplumumuzun genel algısını nispeten yansıtmaktadır. Halbuki yaşlıların potansiyellerinden ve deneyimlerinden yararlanmak ve farklı kuşaklar arasında bir bağ yaratmak yaşlılara ilişkin yürütülecek faaliyetlerin temelini teşkil eder.  Geçmişsiz bir geleceğin veya geleceksiz bir geçmişin temelsiz bir yapıya benzediğin kabul edersek ,kuşaklar arası öğrenme ve dayanışma , geleceğimize ait sahip olduğumuz güçlü bir potansiyeldir. Hiç şüphesiz  hayat boyu öğrenme gelişmenin, büyümenin ve daha ferah toplum olmanın itici gücüdür ve her yaş için her yerde her zaman eğitimi gerektirir.

KAYNAKLAR

1.Avrupa Komisyonu(2012), “2012 Yaşlanma Raporu”

2.Brandt,M, Deindl, C,&Hank, K (2012), “Tracing the origns of successful aging:The role of childhood conditions and social inequality in explaining later life health”, Social Science&Medicine, 74(9), 1418-1425

3.Jurges,H (2007), “ Healthy minds in healthy bodies: An international comparison of education-related inequality in physical health among older adults”, Scottish Journal of Political Economy,Scottish Economic Society

4.Brunello, G, Fort, M, Schneeweis, N., Winter-Ebmer, R. (2011). “ The casual effect of education on health: What is the role of health behaviors?”, Institute fort he Study of Labour(IZA), Discussion Paper

5.Avrupa Komisyon Kararı(2009), “ 2011 Avrupa Aktif Vatandaşlığı Destekleyici Gönüllü Faaliyetler Yılı”

6.De Weerd, M., Gemmeke, M., Rigter,J., van Rij, C., (2005) “Indicators for Monitoring Active Citizenship and Citizenship Education,” Regioplan Beleidsonderzoek, Research Report fort he Eurepan Commission/ DG EAC

7.Avrupa Komisyonunun Sosyal Dışlanma üzerine Ortak Raporu (2004)

8.Dünya Sağlık Örgütü(2011) , “ Yaşlı İnsanlara Kötü Muamelelerin Önlenmesi üzerine Avrupa Raporu” 

9.Withnall, A., (2000),”Older learners-issues and perspectives. Working papers of the global colloquim on supporting lifelong learning(online),

10.Eurostat (2007), Adult Education Survey (AES)

11.McNair, S.,(2009) “ Demography and Lifelong Learning, Inquiry into the Future of Lifelong Learning”, Thematic Paper,National Institute of Adult Continuing Education (NIACE)

12.Kim, A.,&Merriam, S., (2010), “Motivations for learning among older adults in a learning in Retirements institute” ,Educational Gerontology,30(6)

13.Jamieson, A., (2012), “Learning in Later Adulthood:Transitions and Engagement in Formal Studies”, Educational Gerontology 38(3)

14.Withnall, A., (2006), “Exploring influences on later life learning”, International Journal of Lifelong Education, Vol 25

15.Boulton-Lewis, Gillian, M.(2010),“Education and Learning fort the Elderly :Why, How, What”, Educational Gerontology,36(3)

16.Ala-Mutka, K., Punie, Y.(2007), “ Ageing Societies,Learning and ICT, Eurpan Networking and Learning fort he Future”, The EuroPACE approach

17.Newman, S.&Hatton,-Yeo,A.,(2008), “Intergenerational Learning and the Contributions of Older People”, Ageing Horizons,8,

18.Hatton,-Yeo,A.,(2006), “Intergenerational Programmes:an Introduction and Examples of Practice”, Stok-on-Trent: Beth Johnson Foundation

19.Hake,B.J., (2011), “Talking about my generation: Intergenerational learning for sustainable communities in the knowledge society”, Keynote Presentation to The International Conference on Intergenerational Learning, University of Coimbra

20.Pain,R.,(2005), “Intergemerational relations and practice in the development of sustainable communities”,Report to Office of the Deputy Prime Minister London

21.Avrupa Komisyonu, Yaş plartformu Bölgeler komitesi (2011), “Avrupa Aktif Yaşlanma Nasıl Desteklenir”

22.Bostrom,A-K.,(2011), “ Lifelong Learning in Intergenerational Settings:The Development of the Swedish Granddad Program:From Project to National Assoc., Journal of Intergenerational Relationships,vol9

23.Nycyk,M.&Redsell.M.(2001), “Intergenerational relationships and community computer training:Overcoming the digital divide”,Journal of Intergenerational Studies,9(1)

24.http://www.sisc-project.eu/images/stories/files/sisc_transnational_report.pdf

25.Richert-Kazmierska,A.(2011), “Determinants of Older People’s Professional Activity and Companies”, Mentors Practices

26.Grignoli,D.,Di Paolo, M.(2008),” For culture of intergenerational learning in the complex system of working environment”,IGLOO Project General Report 2009,

 

 

 

 

ÜYENİZ OLMAK İSTİYORUM

PROJE ÖNERMEK İSTİYORUM

YAYIN GÖNDERMEK İSTİYORUM

BAĞIŞ YAPMAK İSTİYORUM

BİZE ULAŞIN

İLETİŞİM

- Korkut Reis Mh. Cihan Sokak No:37/4 
  Sıhhiye Çankaya/ANKARA

- Telefon: 0312.2312029

- Faks: 0312.2299339

- Eposta: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Tüm Yayın Hakları Eğitim 2023'e aittir.

GİRİŞ

Hesabına giriş yap yada Kayıt ol