|
Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı–PISA (Programme for International Student Assessment), Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü OECD’nin üç yıllık aralarla düzenlemekte olduğu ve 15 yaş grubu öğrencilerin kazandıkları bilgi ve becerilerin değerlendirilmesine yönelik yapılan bir tarama araştırmasıdır. PISA projesi 2000 yılında uygulanmaya başlanmış, ülkemiz ilk olarak 2003 yılında katılmıştır. PISA projesi, örgün eğitime devam eden 15 yaş grubu öğrencilerin öğretim programlarında ele alınan konuları (matematik, fen bilimleri ve okuma becerileri) sosyal hayatta karşılaşabilecekleri durumlar karşısında kullanabilme yeteneğini ölçmeyi amaçlamaktadır. PISA projesinde Matematik okuryazarlığı, Fen Bilimleri okuryazarlığı, Okuma Becerileri konu alanları ve öğrencilerin motivasyonları, kendileri hakkındaki görüşleri, öğrenme biçimleri, okul ortamları ve aileleri ile ilgili veriler toplanmaktadır. PISA projesinde kullanılan “okuryazarlık” kavramı öğrencinin bilgi ve potansiyelini geliştirip, topluma daha etkili bir şekilde katılmasını ve katkıda bulunmasını sağlamak için yazılı kaynakları bulma, kullanma, kabul etme ve değerlendirmesi olarak tanımlanmakta ve bu doğrultuda ölçmeler yapılmaktadır. PISA 2006 uygulamasına; 30 OECD üyesi ülke (ABD, Almanya, Avustralya, Avusturya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İngiltere, İrlanda, İspanya, İsveç, İsviçre, İtalya, İzlanda, Japonya, Kanada, Kore, Lüksemburg, Macaristan, Meksika, Norveç, Polonya, Portekiz, Slovak Cumhuriyeti, Türkiye, Yeni Zelanda, Yunanistan) ve 27 ortak ekonomi veya ülke(Arjantin, Azerbaycan, Brezilya, Bulgaristan, Endonezya, Estonya, Hırvatistan, Hong Kong – Çin, İsrail, Karadağ, Katar, Kırgızistan, Kolombiya, Letonya, Lihtenştayn, Litvanya, Macao – Çin, Romanya, Rusya Federasyonu, Sırbistan, Slovenya, Şili, Tayland, Tayvan – Çin, Tunus, Uruguay, Ürdün) olmak üzere toplam 57 ülke katılmıştır. Buraya kadar PISA hakkında bilgi verdikten sonra gelelim araştırma sonuçlarına göre ülkemizin başarı düzeyine; 2006 PISA sonuçlarına göre Türkiye, Okuma becerilerinde Hırvatistan, Litvanya gibi ülkelerin ardından 37., Matematik alanında Sırbistan, Uruguay gibi ülkelerin ardından 43., Fen bilimleri alanında Sırbistan, Hırvatistan, Bulgaristan, Şili, Uruguay gibi ülkelerin ardından 44. sırada yer alabilmiştir (http://www.pisa.oecd.org/dataoecd/15/13/39725224.pdf). PISA sonuçları açıkça gösteriyor ki; yavrularımızın öğrenme düzeyi ve bilgi seviyesi OECD ortalamalarının oldukça altında kalmıştır. Sıkıştırılmış müfredatımız, ezbere zorlayıcı eğitim uygulamalarımız; öğrencilerimizi sosyal hayata hazırlamaya engel teşkil ettiği gibi, bilgi düzeylerini, kavrama yeteneklerini ve pratik düşünme becerilerini de olumsuz etkilemektedir. Çocuklarımızın henüz oyun çağında maruz kaldıkları uygulamalar, kişisel gelişimlerini tamamlayamadan kendilerini içinde buldukları yoğun program ve sınav baskıları, sağlıksız nesillerin oluşmasına sebep olduğu malumdur. Milli Eğitim Bakanlığı populist uygulamalardan, hergün yeni bir metodu denemeye çalışma, daha anlaşılmasını beklemeden bir yenisini getirme vb. saplantılarından uzaklaşmalıdır. Milli Eğitim her bir uygulama hatası bir nesle mal olan bir kurumdur. Öğretimin yanında eğitim misyonunu da unutmamalıdır. Mevcut uygulamalar, hem veli, hem öğretmen, hem de öğrenciyi mağdur etmektedir. PISA sonuçlarına göre de başarısızlık ortadadır! |