Ana Sayfa
Hakkmzda Dernek Tz Ynetim Resimlerimiz E yelik letiim
 Bu yazı 351 Defa Okunmuştur
   
 
 Ekrem AKAR
-
ekremakar@egitim2023.org
 01.11.2009 17:10:41
ÖĞRETMEN-İM                 
Adına birçok güzel söz söylenir, şiirler yazılır, övgüler yağdırılır, her yıl bu mevsimlerde öğretmenin. Bize öğretmen olduğumuzu hatırlatırlar. Sağ olsunlar. Başta devlet büyüklerimiz olmak üzere, birçok kimse. Öğretmenliğin meslek olarak anlamını ya da kalıplaşmış şekilde kutsallığını, özverili bir iş filan olduğunu yazmak istemiyorum. Bunlar herkesin bildiği ve söylediği şeyler zaten. Yazımın başlığında dikkat edilirse ayrılmış bir ? ?im? eki var. Ben bu ?im? ekiyle söze başlamak istiyorum. Ve bir öğretmen, öğretmenler günü denilen bir günde neler hisseder, neden hüzünlenir ya da neden sevinir bunları yazmak istiyorum. Kısacası kendi yüreğimden yola çıkarak bir yerlere varmak istiyorum. Bu ek?in kelimeye kattığı güzel, bakış açısına göre değişebilen anlamları vardır. İyelik eki de denilen bu ek, cümlede kullanılışına göre en başta iki anlama gelebilir birincisi ben öğretmenim ya da benim öğretmenim, bana öğreten beni eğiten anlamı. Daha çok ikinci anlam üzerinde durmak istiyorum. Çünkü ben bir öğretmen-im ve hayatımın ilk adımlarında elimden tutan bir öğretmen-im vardı. İkinci anlamın önemi daha büyük. İkinci anlamın önemi ve büyüklüğü karşısında kendimi çok küçük görüyorum bazen, hatta bir nokta kadar küçük, ama bir de bakıyorum anlamlı bir cümlenin sonundayım. İşte beni o cümlenin sonuna getiren kişi öğretmenim. Bugün başbakanı da makamına getiren, Cumhurbaşkanında Çankaya ?ya da yer almasını sağlayan kişi aynı değil mi? O halde düşünün toplumun mimarı kim. Peki bu mimarların itibarı neden ayaklara altına düşüyor gün geçtikçe. Fatih öğretmeninin atının ayağından sıçrayan çamura kurban olmamış mıydı? Bir zamanlar öğretmenin adı duyulunca ayağa kalkılırmış. Şimdi bırakın ayağa kalkmayı yerinden kıpırdamayan insanlar var. Bırakın bizi, artık her öğretmenler günün de yemeklere eğlencelere çağırmayı da, itibarımızı nasıl edecekseniz geri teslim edin. En başta öğrenci karşısındaki itibarımızı. Neden hüzünlenir demiştik öğretmen işte bu yüzden. Topluma, bırakın bir şeyi vermeyi toplumda olanı da alan götüren insanların önde olmasından. Aman canım öğretmen de ne yapıyor sanki denmesinden. Sorumluluğu olan, topluma insan yetiştirme yükünü var gücüyle taşımaya çalışırken kısır çekişmelere, basit menfaat hesaplarına kurban götürülmeğe çalışılırken. Derse girerken ay sonunda ki ödemelerini nasıl yapacağı düşüncesini bırakamadığında, eğitimde kalite diye bağırıp duran ama bir türlü kendi kalite seviyelerini yakalayamayıp Japonların 1960? lı yıllarda uygulayıp bugün terk ettiği toplam kalite yönetimini kağıt üzerindeki şablonlarından kurtarıp ta bir türlü uygulamaya koyma becerisi gösteremeyen idarecilerin tavırlarından dolayı üzülür, hüzünlenir, kendi kedine, benim bu yazım da söylendiğim gibi söylenir söylenirde elinden çok fazla bir şey gelemez. Boynunu bük dersine gir denir O?na. Kendisine itibar edilmediği gibi sözü ne de itibar edilmez. Peki, neden sevinir öğretmen böyle bir günde biliyor musunuz? Kendine uzatılan küçük bir eldeki çiçeği hatırlayınca, annesinin ördüğü kışlık şapkayı öğretmenine hediye diye getiren gariban yavruyu düşününce sevinir, içi huzur dolar , babam gibisin öğretmenim diyen sesi kulaklarında işitince, sayende ben de öğretmenim artık diyen öğrencisini karşısında görünce, her şeye rağmen bu ülkenin geleceğine kendi özünden kattığı değerleri gördükçe sevinir, atasının mirasını hatırlar, Ortaasya dan beri unutmaz töresini, adalet,iyilik,insanlık,eşitlik diyen töresini. Unutur, parayı pulu, kalitesizliği, itibarsızlığı, menfaati her şeyi. Nokta oluşunu hatırlar cümlenin sonuna. İşte benim de öğretmen yüreğim de böyle sevinir. Muhabbet ve Saygılarımla...


                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                
        

                                                                                                          
                                                                                
Korkut Reis Mh. Lale Sok. Menekşe işhanı No: 15/2 Sıhhiye/ANKARA
Tel-Belgegeer: 0312 229 93 39