Bu yazı 256 Defa Okunmuştur
 |
|
Gazi KARABULUT |
|
- |
|
gazikarabulut@egitim2023.org |
|
|
|
25.11.2009 23:57:44 |
|
EĞİTİMİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
|
|
Yıllardır, “eğitimde yenilik” adı altında pek çok değişikliğe şahit oluyoruz. Ama bir türlü istenen başarı yakalanamıyor veya o bildik tabir ile “istendik davranış değişikliği” kazandırılamıyor. Bu da beraberinde pek çok istifham oluşturuyor. “Acabalar” peş peşe sıralanıyor ve yüksek perdeden bir inkisarın itirazı yükseliyor yüreklerden: “Pansuman tedbirlerle olmaz bu iş” kabilinden… Gaspıralı İsmail, 1914 yılında kaleme aldığı bir yazısında “Türklerde çocuğun okula başladığı gün bir bayram sayılır. Bu gelenek hangi millette var?” demektedir. İnsan bu ifadeyi okuyunca “Nereden nereye?” diye soramadan edemiyor. Bir milletin kültür dokusu o millet için ekmek kadar su kadar kıymetlidir. Çünkü kültürün oluşmasında göz yaşı, yürek sevdası, paylaşılan acılar, gönüllerin coştuğu anlar ve daha nice değerler yatar. Bir zamanlar Türk illerinde en itibarlı insanlar alimler iken bugün eğitime yaklaşım “Hiçbir şey olamazsan öğretmen ol.” şekline dönüşmüştür. Türk şehirlerinde en değerli kurumlar ve en çok itibar gören yerler medreseler ve kütüphanelerdi. Şimdi ise gençlik kafelerde büyükler ise kahvelerde izbe bir tercihin uçurumunda yuvarlanmaktadır. Türklerde bir insanın itibarı, evindeki kütüphanesinin büyüklüğü ile ölçülürdü bir zamanlar… İlhanlı sultanı Hülagü Han zamanında rasathaneler kurulurken, bugün Avrupa Birliği uğruna bir bilinmeze sürüklediğimiz eğitim sisteminin geçmişinde Galileler, Kopernikler zulüm cenderesinden geçmekte idi. Helen kültürü diye edebiyatımız edepsizleştirilirken; Bizanslar meleklerin cinsiyetini tartışıyor, Fatih ise yanında Ak Şemsettin ve Molla Gürani ile Bizans’ı aydınlatıyordu. Müstemleke kültürünün, “evrensellik” adı altında eğitim modelinin içine girmesi yetişen nesli tarih ve millet şuurundan biraz daha uzaklaştıracaktır. Öz değerlerini aşağılayan, başka milletlerin kültürlerine özendirici bir eğitim siteminin yetiştireceği nesil, modern bir anlayış ile milli kültürü yaşatmaktan çok uzak, olsa olsa modern çağın çağdaş kölelerini üretecektir. Okumaya, “Yarın gazeteye zam gelecekse bugünden çokça alayım” mantığı ile yaklaşan bir yapının beklenen atılımı gerçekleştirmesi mümkün değildir. Her türlü gayri milli fikri, tıpkı alttan yavaş yavaş ısınan suda haşlandığını fark etmeyerek pişen kurbağa misali beynimize enjekte eden eğitim sistemimiz beklenen altın neslin yetişmesini imkansız kılmaktadır. Yeni eğitim-öğretim yılına “merhaba” dediğimiz şu günlerde asıl iş, bu ülkeyi karşılıksız seven eğitim gönüllülerine düşmektedir. Türkiye’nin 2013’te bölgesinde lider, 2023’te de dünyada süper ülke olabilmesi için; her ne kadar özlük hakları gasp edilmiş de olsa istedikleri maddi imkanlara sahip olmasalar da yüreği buhurdanlık gibi tüten eğitim ordusunun, hiçbir beklenti içine girmeden geleceğin güçlü ve müreffeh Türkiye’si için üzerine düşeni layığı ile yapacağından hiç şüphem yoktur. |
|
|
|
|